Fethiye

  Güzelçamlı’da dolu dolu geçen bir haftadan sonra, uzun yıllar önce gittiğim Fethiye’ye rotamı çevirdim. Gezilerimin en güzel tarafı yakın dostlarımla gerçekleşmiş olması. Ben öyle tek başına seyahat etmeyi sevenlerden değilim. Etrafımda arkadaşlarım olursa o gezi bana daha keyifli gelir. … Okumaya devam et Fethiye

Geztronot hakkında…

18 Mayıs itibariyle yayınladığım Barselona notlarımdan sonra içimdeki hiç dinmeyecek  yazma isteğine engel olamayarak hemen yeni yazıma başladım. O anda fark ettim ki, şuana kadar bloğumun ismi ve amacım hakkında hiçbirşey yazmamışım. Hemen Sevilla yazıma virgül attım ve  Geztronot.com ile ilgili aşağıdaki satırlara başladım. Geztronot.com benim amatörce gidip gördüğüm yerler hakkında tuttuğum notları ve hissettiklerimi yazıya döküp, dostlarımla paylaştığım bir blog. Herhangi bir ticari beklentim olmadığı için, rahat rahat yazabiliyorum yazılarımı. Tarihi, gezmeyi, kitap okumayı seven biri olarak burada yazdığım cümleler için harika yada çok iyi diyemem, sadece yazmayı seven birinin satırları olarak bir araya gelen bu paragraflar, arkadaşlarımın eleştirileri ve yorumlarıyla yayına veriliyor.  Gezmeye devam ettikçe yazacağım. Allah bana, … Okumaya devam et Geztronot hakkında…

İspanya 1 – Barselona

İspanya Mayıs’ta gezilir… Biz de öyle yaptık… Deli gibi yağan yağmuru, sonrasındaki mis gibi kokuyu, güneşi, insanlarla dolu meydanları, aydınlık gökyüzünü, flamenkoyu, İspanyolca’yı  ve  Gaudi’yi seviyorsanız İspanya’ya mutlaka gitmelisiniz. Biz, dört arkadaş bu yukarıda saydıklarıma ek olarak, gezmeyi, yeni yerler görmeyi ve farklı kültürler tanımayı sevdiğimiz için, 2016 Mayıs ayının sekiz gününü İspanya’ya ayırdık. Rotamızı uçakla, İstanbul-Barselona, trenle Barselona-Sevilla ve yine trenle Sevilla-Madrid olarak planladık. İzlediğimiz bu rota, yaklaşık yüz km yürüdüğümüz muhteşem bir geziye dönüştü. Tabi ki bu süre yetmedi, çünkü İspanya’da gezilecek çok yer, öğrenilecek çok şey var. Bu nedenle, bu sadece başlangıçtı diyerek şimdilik gezimizi, Barselona, Sevilla ve Madrid ile sınırlandırdık. Burada yeri gelmişken tavsiye isterseniz eğer, Barselona’yı ayrı , Sevilla’yı ayrı … Okumaya devam et İspanya 1 – Barselona

Kapadokya’dan…

Kapadokya, Orta Anadolu’nun bana göre doğanın en muhteşem oluşumlarından biri olan peribacalarını, yer altı şehirlerini, vadilerini barındıran bir bölge. Nevşehir, Kayseri, Kırşehir, Aksaray ve Niğde şehirlerini kapsıyor. 1992 yılında, henüz öğrenciyken ilk gezimi Kapadokya’ya yaptığım için mi bilmiyorum , Kapadokya en sevdiğim yerlerden bir tanesi. Bir kere çok ama çok romantik. Buna ilave, tarihi bir bölge. Yürürken tarihin içindeymişsiniz hissine kapılıyorsunuz. “Kadınları okutunuz”, “İncinsende incitme”,”Her ne ararsan,kendinde ara” diyen ünlü Türk düşünürü ve gönül adamı   Hacı  Bektaş Veli türbesi de bu bölgede. Yürüyüş yaparken neredeyse her yerden görülen, muhteşem bir manzaraya sahip Uçhisar kalesi ve farklı tip ve boyutlardaki … Okumaya devam et Kapadokya’dan…

Heidelberg’de Sonbahar

  Almanya’da bir masal diyarı bulacağımızı ve  geçmişten bu yana neredeyse aynı kalmış izlenimi veren sokaklarda , şato görünümlü evlerin arasında dolaşacağımızı  söyleselerdi inanmazdım. Eylül 2016’da, Almanya’nın Frankfurt şehrinde yapılan Otomotiv fuarına,  ziyaretçi olarak katılacağımızı konuştuğumuz zaman , iş seyahatimizi, işten arta kalan zamanda yeni bir yer görüp tanıyarak taçlandırmak , biraz dinlenmek ve hafta sonumuzun tadını çıkarmak amacıyla  Frankfurt’a yakın nereye gidebileceğimizi düşünmeye başladık.Frankfurt ve yakın çevresi ile ilgili bilgiler edinip, Almanya’yı bilenlere sorduktan sonra Heidelberg şehrine gitmeye karar verdik. Otel araştırması yaparken, Heidelberg’in küçük bir kasaba gibi olmasına ragmen yüksek fiyatlı otelleri  olduğunu görünce, merkeze yakın bir ev kiralamaya karar verdik. … Okumaya devam et Heidelberg’de Sonbahar